Alacaklarınızı hızlı ve etkin biçimde tahsil ediyoruz.
Alacaklarınızın tahsil edilememesi, işletmenizin ya da bireysel mali durumunuzun ciddi biçimde olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde yürütülen icra süreçleri, alacaklının hakkını yasal yollarla elde etmesini güvence altına almaktadır. Bununla birlikte bu süreçlerin usule uygun ve zamanında yönetilmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Av. Ayşe Yağmur DEVECİ Hukuk Bürosu olarak, alacaklı ya da borçlu konumundaki müvekkillerimize icra ve iflas hukukunun tüm aşamalarında kapsamlı hukuki destek sağlıyoruz.
Mahkeme kararı ya da ilam niteliğindeki belgeler dayanak alınarak başlatılan ilamlı icra, alacaklıya en güçlü icra aracını sunmaktadır. İlam içeriğinin doğrudan icra müdürlüğüne sunulmasıyla borçlunun mal varlığı üzerinde haciz işlemleri başlatılabilmektedir. Takip süreci boyunca her aşamayı titizlikle yönetiyoruz.
Bir mahkeme kararı olmaksızın da alacaklı; ödeme emri yoluyla ilamsız icra takibi başlatabilmektedir. Borçlunun itiraz etmemesi hâlinde takip kesinleşmekte, itiraz etmesi durumunda ise itirazın iptali ya da itirazın kaldırılması yoluna gidilmektedir. Genel haciz ve kambiyo (senet, çek, poliçe) yoluyla takip, bu alandaki temel icra türleridir.
Çek, bono (senet) ve poliçeye dayalı alacaklar için özel ve hızlı bir icra yolu olan kambiyo icrasında borçlunun itiraz süresi oldukça kısıtlıdır. Bu tür takiplerde harç hesaplaması, ödeme emri içeriği ve itiraz süreleri konusunda deneyimli bir avukatla çalışmak büyük avantaj sağlamaktadır.
İlamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi hâlinde takip durmakta, alacaklının hakkını elde edebilmesi için itirazın iptali ya da itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekmektedir. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde açılmakta olup itirazın haksız olduğunun ispat yükümlülüğü alacaklıya ait olmaktadır. Davanın kısa sürede ve etkin biçimde sonuçlandırılması için süreci titizlikle yönetiyoruz.
Haksız biçimde icra takibine maruz kalan borçlu, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilmektedir. Dava sırasında malları haczedilmesi hâlinde teminat yatırılarak icranın durdurulması ve ileride ödeme yapıldıysa istirdat (geri alma) davası da bu başlık altında değerlendirilen davalardandır. Haksız takibe maruz kalan müvekkillerimiz için zaman kaybetmeksizin hukuki önlem alıyoruz.
Borçlunun mal varlığı üzerindeki haciz işlemlerinin doğru ve eksiksiz uygulanması, alacağın tahsil edilebilirliğini doğrudan etkilemektedir. Borçlunun mal kaçırması ya da muvazaalı devir yapması hâlinde tasarrufun iptali davası aracılığıyla devredilen malların tekrar alacaklının alacağına özgülenmesi sağlanabilmektedir. Bu davalarda hızlı hareket etmek başarı şansını önemli ölçüde artırmaktadır.
Ticaret şirketleri ve tacirler hakkında iflas yoluyla takip açılabilmektedir. İflas kararıyla borçlunun tüm mal varlığı iflas masasına girmekte ve alacaklılar bu masa üzerinden alacaklarını tahsil etmektedir. İflasın açılması, alacaklılar toplantısı, sıra cetvelinin incelenmesi ve iflas idaresiyle koordinasyon konularında hukuki temsil sağlıyoruz.
Mali sıkıntı içindeki ticari işletmelerin iflasını önlemek amacıyla başvurulan konkordato süreci, alacaklılarla yapılan müzakere ve mahkeme onayıyla borçların yeniden yapılandırılmasını sağlamaktadır. Konkordato taleplerinin hazırlanması, mahkeme sürecinin yönetilmesi ve alacaklı komitesiyle müzakerelerde müvekkillerimizi temsil ediyoruz.
Ödenmeyen kira alacaklarının icra yoluyla tahsili ve kiracının tahliyesi için ilamsız icra takibi başlatılabilmektedir. Tahliye amaçlı icradan önce doğru hukuki adımların atılması ve ihtarname süreçlerinin eksiksiz tamamlanması zorunludur. Bu konuda hem kiraya verenlere hem de kiracılara hizmet veriyoruz. İlgili bilgi için Kira Hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
İcra ve iflas konularında ücretsiz ilk görüşme için hemen iletişime geçin.
Hemen Arayın